Türk Kültürü Kurultayı Fethiye’de Yapıldı

Yazdır

What is GradeMiners? Were a custom essay writing service that connects vetted What if Im not satisfied with my custom Online Dating Argumentative Essay? AZERBAYCAN MEDENİYET GAZETESİ

Corniculate and unconsonant Gerrard overlooks Dissertation La Morte Amoureuse his odontoblasts, quails returned sharply. Sam, ablated and hairy 2010

You will get see assistance for reasonable sum of money and paper that will impress even the most picky professor Türk Kültürü Kurultayı

http://immaterialvalles.cat/?dissertation-sections - Discover main tips how to receive a plagiarism free themed essay from a trusted writing service If you want to find out Fethiye’de Yapıldı

AHMET TÜZÜN

Fethiye Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenin 2. Uluslararası Türk Kültürü Kurultayı, Türk dünyasının çeşitli bölgelerinden gelen temsilcilerin katılımıyla, başarıyla tamamlandı. Kurultayda 42 bildiri sunuldu. Azerbaycan adına kurultaya katılan Bakü Üniversitesi Rektörü Celil Nagiyev’e Türk Halk Kültürü hizmet ödülü verildi.Azerbaycan Milletvekili Sabir Rüstemhanlı 'Türk kültürünün dünya kültürüne etkileri'  hakkında konuştu.

2. Uluslararası Türk Kültürü Kurultayı'na ev sahipliği yapan Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçı, açılış konuşmasında şunları söyledi.

“Nizami Gencevi’nin Azebeycan’ından, Kaşkarlı Mahmut’un Doğu Türkistan’ından, Mihail Çakır’ın Gagavuzya’sından, Şehriyar’ın İran’ından, Fuzuli’nin Kerbela’sından, Ahmet Yesevi’nin Kazakistan’ından, Fazıl Küçük’ün Kıbrıs’ından, Sultan Murat’ın Kosova’sından Yahya Kemal’in Makedonya’sından, Ali Şir Nevai’nin Özbekistan’ından, Şeyh Şamil’in Kafkasya’sından, Mahdum Kulu’un Türkmenistan’ından, Ştefan Çelmare’nin Moldovası’ndan, Dudayev’in Çeçenistanı’ndan, Sadık Ahmet’in Batı Trakyası’ndan,

Amerika’dan, Bulgaristan’dan, Uygur’dan, Dağıstan’dan, Estonya’dan, Finlandiya’dan, Irak’tan, Kabardin’den, Kırım’dan, Mısır’dan, Polonya’dan, Romanya’dan, Saka Yeri’nden Tataristan’dan, Ukrayna’dan

Ve tabiî ki vatanımız, ülkemiz, toprağımız Türkiyemiz’den gelen dostlarımız,

Törem örfüm, adetim,

Sazım sözüm, türküm, şarkım,

Şiirim, manim, ağıtım, gazelim,

Tarihim, milletim, dilim, kültürüm diyenler, hoş geldiniz…

Tarihimiz ve kültürümüz şerefimizdir. Ne mutlu ki, tarihin yazılmaya başlandığı Sümerlerden beri, her devirde tarihe not düşüren bu millet, tarih sayfasına başımızı dik tutacak izler bırakmıştır. Ve şimdi, şu an burada bulunan, geçmişten kalmış izlerin peşinden gidip, geleceğe izler bırakan siz gönül dostlarımıza tüm yüreğimle sesleniyorum; hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Türk Dünyamızın dört bir yanından, kültür bahçelerimizden derleyerek buraya getirdiğiniz çiçeklerin kokusu, şimdiden gönlümüzde tarifsiz bir haz ve heyecan oluşturdu.

Eminim ki bu koku, kardeşliğin ve birliğin değerini bilenlerin gönlünde buram buram tütmeye devam edecektir.

Cumhuriyetimizi kuran Atatürk diyor ki; “Bir milletin tabii hudutları dağlar, ırmaklar değildir. İsnat ettiği milliyetin lisanı ve dini sınırlarıdır. O zaman bizim sınırlarımız, Asya’da Çin Seddi’nden Avrupa’da Baltık Denizi’ne kadar uzanan Coğrafyadır. Bu tür kültürel faaliyetlerle etle tırnak gibi olup, tarihin bize yüklediği dünyayı yönetme misyonunu er geç yerine getireceğiz. Kültür Arapça’da Hars’tır. Yani tarlayı sürmektir. Sürülen tarla bereketli olur. Biz bu tarlayı sürmeye devam edeceğiz. Bugünkü dünyada Türk olmak zordur. Daha dün yaşadığımız ve hafızalarımızdan silinmeyecek olan Uygur Türkleri’ne gösterilen muamele, Türk olmanın bedelidir. Sayısız İmparatorluklar kurup, yıkmak Türk olmaktır. Düşmanına rahmet okumak, kanlından helallik almak Türk olmaktır. Türk olmak kar yağdığında kayak yapmak değil, evsizleri düşünmektir. Kısaca Türk olmak, dik durabilmektir.

Arif Nihat Asya’nın dediği gibi, birileri köprü olmalı ki karşıya geçelim. İşte bu noktada, eğer bizler, gelecek nesiller için köprü olabileceksek bu bize yeter. Üstümüze basıp ta geçsinler. Ancak, Kırgız Şair Muhtar Şahanov’un şu sözlerini hiçbir zaman unutmasınlar;

“Kaderini soysuzluk derdinden koru,

Her insanın kendi annesinden başka

Gıyabında her an onu koruyan ve kollayan

Olmalıdır dört anası, asıl takdire şayan.

Her adımına ışık saçan an be an

Olsa dahi hatırası hüzünlü ve ağır,

Bu manevi dört anayı korumayan milletin,

Derdi eksik olmamıştır, bulunamamıştır derman,

Kutsal olan bu dört ana hayatın öz manası,

Bu uğurda mücadele, çabaların âlâsı.”

Bu çabaların âlâsı olan Türk Kültürü’nü yaymak, korumak, geleceğe taşımak için uğraşan siz değerli gönül dostlarımızı saygıyla selamlıyorum”.

CELİL NAGİYEV’E ÖDÜL

Açılış konuşmaların ardından Azerbaycan adına kurultaya katılan Bakü Üniversitesi Rektörü Celil Nagiyev’e Türk Halk Kültürü hizmet ödülü verildi.

SABİR RÜSTEMHANLI

Azerbaycan Milletvekili Sabir Rüstemhanlı 'Türk kültürünün dünya kültürüne etkileri' başlıklı konuşmasında Türk devletlerinin birlikte hareket edememesine dikkat çekti. Asıl olanın Türkçe konuşan devletlerin Fethiye'nin ev sahipliğinde yapılan kurultay benzeri çalışmaları devlet eliyle yapmaları olduğunu kaydeden Rüstemhanlı, Türk devletlerinde bu tür düşüncelerin olmamasını eleştirdi. Bunu iradesizlik göstergesi sayan Azerbaycan Milletvekili Sabir Rüstemhanlı, Türklerin başına ne geldiyse bu bilincin oluşmamasından, yaptıklarının hepsini yarıda bırakmalarından geldiğini söyledi.

IŞIK SADIK AHMET

24 Temmuz 1995 günü şüpheli bir trafik kazasında hayata veda eden Batı Trakyalı politikacı Sadık Ahmet'in eşi Işık Ahmet de “Batı Trakya Türk Toplumunu sorunları” konusunda bir sunum yaptı.

Işık Ahmet, Yunanistan'da Türklere yönelik yapılan baskılara dikkat çektiği konuşmasında, Türkiye'de yaşayan Kürtlerin tavırlarını da eleştirdi. Ahmet, şu ifadeleri kullandı: "Yunan devletine bugüne kadar sadakat duygusundan başka duygu beslememiş olan Batı Trakya Türkleri, antlaşmaların kendilerine tanıdığı tüm hakların eksiksiz olarak kullanılmasını istiyor. İşyerlerimizin tabelalarında Türkçe bir ibare bulunması halinde hemen indiriliyor. Camilerimiz yıkılıyor. Türkçe kitaplarımız okullarımıza gelmiyor. Bizim çocuklarımız eğitim haklarından faydalanamıyor. Biz bunu göz önüne alarak hiçbir zaman Yunanistan'da polislere taş sopa atmıyoruz. Molotof kokteyli ile saldırmıyoruz. Hiçbir terör örgütü ile işbirliği yapmıyor hatta polislere yan gözle bile bakamıyoruz. Hiçbir Yunan polisi de daha sonra gelip bize karanfil, gül ve oyuncak hediye etmiyor."

2.Uluslar Arası Türk Kültür Kurultayı’nın kapanış konuşmasında Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı Orta Asya yerine Türkistan diyerek söze başladı, böylece Türkistan kurultaya katılanların ortak adı oldu.  Kurultaya gelen davetliler Fethiye Kültür Merkezinde toplu halde birlik, beraberlik ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

SÖZÜN ÖZÜ TÜRKÇEDİR

Türk Halk Kültürü Kurumu (HAKAK) Başkanı Prof Dr. İrfan Ünver  Nasrattınoğlu kapanış konuşmasında “Kurultayda Avrasya dediğimiz coğrafya içersinde yaşayan Türk Kültürünü ve bu büyük kültürün başka milletlere olan etkileri dile getirildi. Ayrıca büyük Türk Kültürünün diğer kültürlerden de aldıkları bazı hususlara da  yer verildi. Büyük bir milletiz, dilimiz büyük bir dildir. Bizim tarihimizi başkaları yazdı, Çin kaynakları, Arap kaynakları gibi. Sonra biz onlardan esinlenerek yazdık. Bizim tarihimizi bizim tarihçilerimizin yazması gerekir. Türk dünyası tarihçileri.” Dedi.

Nasrattınoğlu “ Türk coğrafyasından ve Türkiye’den eşit şartlarda oluşturularak gerek dil konusunda, gerekse tarih konusunda müşterek bir karar vermeleri lazımdır. Bizim tarihimizin doğru tespiti için Doğu Türkistan dediğimiz bölgede Kansu denilen bir bölge var. Kansu eyaletinde Sarı Uygurlar dediğimiz Türk toplulukları yaşamakta. İşte bu bölgede Dıhuan mağaraları var. Diğer adıyla Binbuda mağaraları. Bu mağaraların bulunduğu yere gittim. Bu mağaralardaki duvar yazılarının ve o mağaralardan çıkarılan etnografik ve arkeolojik malzemelerin Türk bilim adamları tarafından incelenmesi gerekir. Bu inceleme, Türk tarihine ışık tutacaktır. Kurultayımız amacına ulaşmıştır.”dedi.

bykama

Monday the 20th. Mustafa Aris
Template by QualityJoomlaTemplates