Kızılderili Şefi Seattle Kadar Olabilmek...

Yazdır

Get access to The Need Help On Homeworks only from Anti Essays. Listed Results 1 - 30. Get studying today and get the grades you want. Only at Kızılderili Şefi Seattle

Many university students ask us that can someone http://kazamdo.com/?essay-on-jesus for me. Yes, we always available to provide unique dissertation to release your tension. Kadar Olabilmek...

Document Read Online http://www.paris-select.com/?essay-to-help Rewrite My Paper - In this site is not the same as a answer calendar you buy in a record buildup or download Ahmet TÜZÜN

Social Science Phd Research Proposal A Geography Dissertation is a dissertation that please do my essay for me deals with a specific topic or custom geography essay Şu garip yeryüzünde vatan topraklarının kıymetini bir Türk milleti iyi bilir, bir de Kızılderili kardeşlerimiz... 

Coğrafyayı vatan yapmak için en büyük bedeli ödeyen bir milletin ahvâdı olarak, son zamanlarda bir haller oldu bizlere. Vatan toprağı parsel parsel satılırken, bir avuç idealistin dışında kimsenin sesi çıkmıyor.

Atalarımızın kemiklerini sızlatıyoruz...

“Cümlemizin validemizdir  vatan

Lütfûyla odur bizi besleyen

Bastı aduv göğsüne biz sağ iken

Arş yiğitler vatan imdadına” 

diye seslenen Namık Kemal, şimdi sağ olsaydı kimbilir nasıl ağıt yakardı?

Ahmet Yesevi’nin gönderdiği ilâhi kıvılcımlarla, dualarla ve kanla vatanlaştırılan Anadolu toprağı, şimdi ifritçe bir hesabın platosu haline getiriliyor. Toprak “satışları” sadece Güneydoğu ile sınırlı değil.

Parsel parsel yutuluyoruz.

“Dört yanımız puşt zulası”.

Koca bir millet, Ankara ve çevresindeki bir avuç bozkıra hapsedilmek isteniyor.

Tezgâh, bu tezgâh.

“Türkiye, Türklere bırakılamayacak kadar değerlidir” diyorlar.

Bu sözlerin kanımıza dokunması lâzım...

“Bir gün kılavuz önünde ‘kurd’um’ vardı

Bir gün benim üç kıt’ada yurdum vardı

Hakanlara hakan idim ey fâniler

Ey yeryüzü, yer götürmez ordum vardı.”

Nerede o ordunun neferleri şimdi?...

 

Başımızdaki “erkân” bizim keskin ifadelerimizden ürkebilir. Ama, hiç olmazsa Kızılderili şefi Seattle’nin vatan anlayışından bir nebze ders çıkarmalı... Hiç olmazsa insanlık adına...

Kızılderililerden topraklarını isteyen Washington’daki Büyük Şef’e seslenen Seattle; kelimelere ruhunu katarak konuşurken, vatan dersi veriyordu:

“Sözlerim, asla yer değiştirmeyen yıldızlar gibidir...

Merak ediyoruz ki, gökyüzünün ve toprağın sıcaklığını nasıl satın alabilir ya da satabilirsiniz? Bunu anlamak bizler için çok güç... Bu toprakların her parçası halkım için kutsaldır... Çam ağaçlarının parıldayan iğneleri, vızıldayan böcekler, beyaz kumsallı sahiller, karanlık ormanlar ve sabahları çayırları örten buğu, halkımın anılarının ve geçirdiği yüzlerce yıllık tecrübelerin bir parçasıdır. Ormandaki ağaçların damarlarında dolaşan su atalarımızın anılarını taşır, biz buna inanırız... Bizim ölülerimiz ise bu toprakları unutmaz. Çünkü kızılderili,  gerçek anasının toprak olduğuna inanır.

Bu topraklar bizim için kutsaldır... Nehirlerin ve ırmakların suyu, bizim için sadece akıp giden su değildir, atalarımızın kanıdır aynı zamanda. Bu toprakları size satarsak bu suların ve toprakların kutsal olduğunu çocuklarınıza öğretmeniz gerekecek. Biz nehirleri ve ırmakları kardeşimiz gibi severiz. Siz de aynı sevgiyi gösterebilecek misiniz kardeşlerimize?..

Beyazlar için bir parça toprağın diğerinden farkı yoktur. Beyaz adam topraktan istediğini almaya bakar ve sonra yoluna devam eder. Çünkü toprak beyaz adamın dostu değil, düşmanıdır. Beyaz adam topraktan istediğini alınca başka serüvenlere atılır. Beyaz adam, çiçeğin taç yapraklarının açarken çıkardığı tatlı sesleri ve bir kelebeğin kanat çırpışlarını duymaz...

İnsan bir su birikintisinin etrafına toplanmış kurbağaların, ağaçlardaki kuşların ve doğanın seslerini duymadıkça, hayatın ne değeri olur?.. Bir kızılderiliyim ve anlamıyorum. Biz kızılderililer, bir su birikintisinin yüzünü yalayan rüzgarın sesini ve kokusunu severiz. Çam ormanının kokusunu taşıyan yağmurla yıkanıp temizlenmiş meltemleri severiz.

Hava önemlidir bizim için... Ağaçlar, hayvanlar ve insanlar aynı havayı koklar. Beyaz adam için bunun da önemi yoktur. Ancak size bu toprakları satacak olursak, havanın temizliğine önem vermeyi de öğrenmeniz gerekir. Hem nasıl kutsal olmasın ki hava? Atalarımız doğdukları gün ilk nefeslerini onun sayesinde almışlardır. Ölmeden önce son nefeslerini de gene bu havadan almazlar mı?

Bu toprağa saygısızlık, Tanrının kendisine saygısızlıktır.

Gündüz ve gece bir arada olmaz...

Beyaz adam asla yalnız kalmayacaktır. Beyaz adamın, benim insanlarıma saygı göstermesini sağlamalısınız, çünkü ölüler güçsüz değildir.

Ölü mü dedim?!..

Ölüm diye bir şey yoktur ki, sadece dünya değiştirir insan!”

 

Ey beyaz adamın Türkiye’deki yandaşları; şu fâni dünyada vatansızlık ve bayraksızlık kadar onursuz bir şey yoktur, milletler için!

Siz hangi milletin fertlerisiniz?

bykama

Tuesday the 23rd. Mustafa Aris
Template by QualityJoomlaTemplates