Renklerin Kardeşliği

Yazdır

How To Write A College Level Research Paper - We do not reuse ANY custom papers and we do not disclose customers private information. Renklerin kardeşliği

In need of a professional enter site? We offer RAPID returns and affordable prices! Whether youve just completed your thesis, are submitting Ahmet TÜZÜN

http://www.ishragat.com/?phd-thesis-book? If you need professional help with your paper, you have come to the right place. Essay-Lib.com have a great support team. Sedat’ı çok çabuk unuttuk.

Write Technical Report firm with good track record is always a wise option for everyones demands. There are too many proposal writing services online. Oysa vefatının üzerinden 6 ay bile geçmedi…

Nisan’ın son günlerinden birinde Sedat Balkanlı aramızdan ayrıldı, ebediyete intikal etti.

Bir zamanlar fidan gibi vücuduyla sahalarda boy gösteren, toplara yay gibi sıçrayan, kafalarla ağları dalgalandıran, mutlu bir aile yaşantısı olan, hayat dolu Sedat; daha sonra yakalandığı amansız hastalıkla yatağa bağlı olarak yıllar süren ızdıraplı hayatını sessiz bir veda ile noktalamış, sevenlerine “Allahaısmarladık” bile diyemeden aramızdan ayrılmıştı.  

Gözlerim gazeteleri taramış, Sedat’ın haberlerini aramıştı…

Bazılarında; o da devamda, tek sütuna iki satırlık haberler. Birkaç televizyonun spor bültenlerinin sonunda -hava durumunu sunar gibi- iki cümlelik soğuk ve donuk ifadeler…

Hepsi o kadar…

O hafta derbi maç vardı zîra.

Derbi oldu mu hayat durur, göz gözü görmez, maçtan başka bir şey konuşulmazdı. Ülke meselelerinde bile göstermediğimiz hassasiyeti gösterirdik.

Bizde derbiler savaş havasında cereyan ederdi, öncesiyle sonrasıyla bütün hafta boyu… Ekranları kaplayan, sayfaları donatan, sokaklara, caddelere taşan, şehirleri aşan, tüm ülkeye yayılan bir garip tatmin histerisi havasında… Yöneticiler demeç yarışına girer, taraftarlar gerilimi hücrelerine kadar hisseder, derbi böylece kemâle (!) ererdi. Bilet izdihâmı olur, küfürler havada uçuşur, rakip seyirciler olağanüstü güvenlik kordonunda maça taşınır, polisler joplarını konuşturur, bütün unsurlarıyla acı biber tadı gibi alışkanlık yapan gerilimler, böylece sektirmeden yaşanırdı. Sahada futbolcular birbirine girer, karşılaşma boks maçına dönüşürdü. Böyle olurdu bizde derbi hâlleri, derbi keyifleri..

Bu hengâmede kim öle kim kala…

Maç başında bir dakikalık saygı duruşu yeter de artardı bile…

Dramatik hayatların, vedaların, sonların üzeri böyle mi örtülmeli?

Halbuki; “En büyük nasihatçı ölümdür…”

İtalya'da ALS hastası futbolcu Stefano Borgonovo'ya destek için oynanan karşılaşmada Fatih Terim, Gullit, Baggio, Ancelotti, Donadoni gibi isimler yer almış ve üstelik 300 bin euro toplanmıştı.

Biz de bu vefasızlığımızı telâfi edebilir, tarihe bir iz bırakabiliriz.

Hem Ayyıldızlı kırmızı-beyaz formayı, hem sarı-kırmızı hem de sarı-lacivert formaları gururla, onurla taşımış bir Sedat Balkanlı’ya karşı son vazifemizi lâyıkıyla yerine getiremedik ama, onun ruhunu şâd edecek unutulmaz bir hamle yapabiliriz.

Nasıl mı?

Sedat Balkanlı’nın manevi şahsiyetini ön plana çıkararak, Türkiye’deki şu derbi çirkinliğine, tribün kirliliğine bir son verebilir, taraftarları yeniden birleştirebiliriz. Geleceğimizi, yeni nesillerimizi kurtarmak adına.

Bu hafta sonu oynanacak Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşmasında yapabiliriz bunu: Gazetelerimiz, televizyonlarımız centilmenlik mesajları verir. Yöneticilerimiz bir araya gelip hoşgörü, dostluk, kardeşlik gösterir. Provakatörlerden arındırılmış taraftarlarımız sarmaş-dolaş biraraya gelir.

İki takımın futbolcuları maça el ele çıkar. Tribünlerde taraftarlar, yıllar öncesinde olduğu gibi yine bir arada oturur. Ellerinde de Sedat Balkanlı’nın posterleri bulunur.

Husûmet değil, muhabbet rüzgârları eser. Yöneticiler piste iner, tribünlere çiçek atar. Çeşitli müzik ve folklor gösterileri yapılır. Stadda Mevlâna’nın şu dizeleri okunur:

“Gelin dostlar, gelin kardeşlerim

Gelin oturalım yan yana

Gelin bağdaş kuralım şu sedire

Anlaşalım, bilişelim, görüşelim

Gelin ey sizler gelin, diz dize daha sıkı

Doyasıya görelim yüzlerimizi

Sevelim birbirimizi gönülden

Gül, gül yüzlü kardeşim, gel güzelim”

Olamaz mı.. Böyle bir tablo bize çok mu uzak? Toplum olarak bunu başaramaz mıyız?

Eğer Türkiye Futbol Federasyonu isterse.

Eğer Türkiye Spor Yazarları Derneği isterse.

Eğer Milli Olimpiyat Komitesi Fair Play Konseyi isterse.

Eğer spor teşkilatımız, basınımız, sokaktaki vatandaşımız isterse..

Eğer ben istersem, sen istersen, biz istersek.

Güzel bir başlangıçla…

Şu, yıllardır yaşadığımız ve toplumun içine bir ur gibi sokulan derbi rezâletinden, hiçbirimizin asla benimseyemediği çirkin atmosferden sıyrılıp, güzelliklere yeni bir başlangıç yapabiliriz.

Haydi TFF

Haydi GSGM

Haydi TSYD

Haydi TMOK

Türk sporu için. Türk gençliği için.

Renklerin kardeşliği için. El ele gönül gönüle.

Sedat Balkanlı’nın ruhu şâd olsun.

Türk futbolunda bu derbi sendromu artık son bulsun.

Renkler kucaklaşsın, tribünler yeniden çiçek açsın… 

 

TERCÜMAN GAZETESİ

2010

bykama

Wednesday the 22nd. Mustafa Aris
Template by QualityJoomlaTemplates