Misyon ve Vizyonumuz

Yazdır

High Quality, source link. SureWriteSEO was founded with the core belief that there needs to be high quality, original content on the 3pzu9cdz

High-quality Order Delivery Essays in UK. Online MBA Essay writing services for students in UK at affordable rates. Contact for best MBA essays Atı milattan önceki asırlarda ilk defa ehlileştirerek tüm insanlığın ve sonra dünya sporunun hizmetine sunan Türkler olmuştur. Modern futbol, polo, okçuluk, binicilik gibi birçok branşın kökeninde geleneksel Türk sporlarının izlerine rastlanmaktadır.

Tired of scouring the Web for http://mujerguatemala.org/research-papers-on-youth-crime/, trying to figure out which company is worth your money? Check our reviews of the best ones. Günümüzün milletlerarası ilişkilerinde sporun geldiği nokta, inkâr edilemeyecek derecede büyük bir öneme haiz bulunmaktadır. Tüm bu gelişmeler çerçevesinde; milletlerin gücüne güç, hızına hız katan, toplumların moral motivasyonunu en üst noktalara taşıyan, bireye özgüven, halka dayanışma ruhunu aşılayan spora, bizim de bakış açımız, sadece sınırlarımız dâhilinde kalamaz.

We are http://www.kassoudakis.gr/?college-essay-help that appreciate our clients and give you best writers depending on your topic and discipline. Your paper will be highly Türkiye dışındaki Türk cumhuriyetlerinde ve akraba topluluklarında; kültürel, sosyal ve iktisadi alanlarda olduğu gibi, sportif sahada da ortak özelliklerimizin, tarihi değerlerimizin ve müşterek hedeflerimizin ortaya çıkarılması ve işlenmesi, hem Türk dünyasına ve hem de bütün insanlığa kazandırılması, büyük ve anlamlı bir gayrettir. My Blog copywriting service will add optimized Blog posts to your WordPress Consultant: Judith Kallos | At Your Home / http://borjbalabar.com/?columbia-dissertation-proquest.

source url.Buy dissertation methodology online | professional american writing.Personal Essay For College.Essay online help.Professional Türk milleti engin bir spor tarihine ve zengin bir spor kültürüne sahiptır. Türkler tarih boyunca bütün bozkırı spor alanı olarak görmüş ve hayatlarının her safhasında sporla içiçe olmuştur. Atı ilk defa ehlileştirerek tüm dünyaya armağan eden Türklerdir. At üstünde geriye ok atma tekniği Türklere aittir.

We know how to make your dissertation or thesis better. Entrust real professionals! Quality dissertation and http://fischbach-miller.sk/essay-help-law/  

Welcome to the go to linker UK, a renowned and legitimate company which provides cheap custom writing service online with high-quality standards Türkler, tarihin derinliklerinden başlayarak; kan terleyen atlara, sonsuza gerilen yaylara, cihanı titreten pehlivanlara sahip olmuştur… Bugünkü olimpiyatlar bile yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahipken, bizim Kırkpınarımızın 650 yıllık muhteşem bir mazisi vardır. Elimizin altında duran bu zengin kültür hazinelerini en iyi şekilde değerlendirerek yeniden gündeme getirmeli ve nihayetinde büyük Türk Dünyası Spor Oyunları’nı yapmalıyız. Türk dünyasını dilde, fikirde, işte birleştirecek temel unsurlardan biri de spordur.

 

They are all capable of writing custom essays on various topics. Custom essay writing is not supposed to have http://jahanpardis.com/?essay-on-the-mass-media starting at Avrasya Kültür ve Spor İş Birliği Derneği olarak, güçlü kadromuzla bu yolda emin adımlarla ilerliyoruz. Tecrübeli arkadaşlarımız, değerli hocalarımız ve Türk dünyasının her bölgesinden gönüllü destekçilerimizle Türk Spor Birliği hedefine yürüyoruz. Biz sivil toplum kuruluşu olarak elimizden geleni yapma gayreti içindeyiz. Devletimizin de bu milli davaya öncülük edeceğine ve destek vereceğine inanıyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haydi Kardeşler!

 

 

  • Ahmet TÜZÜN  

Türkler, yeryüzünün, en geniş coğrafyaya yayılan ve en hareketli milletlerinin başında gelir. Dolayısıyla spor kültürlerinin çok köklü, derin ve etkili olması doğaldır.

At, ok, kılıç, mızrak Türklerin sosyal hayatlarının vazgeçilmez ögeleridir. Türklerin hayatına bu kadar giren spor aletlerinde ve spor dallarında başarılı ve hatta öncü olmalarından daha tabii bir şey beklenemez.

Bugün birçoğunun Türkistan kaynaklı olduğu ortaya çıkan modern spor branşlarının dünya kültürel, sosyal, iktisadi ve hatta siyasi alanlarında arzettiği önem, su götürmez bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.

Tarihte birçok spor aletinin ve spor dalının bulucusu olan Türklerin, günümüz sporlarında da başarılı, etkili ve söz sahibi olması beklenir.

Milletler kendi kültürel, sosyal, iktisadi ve siyasi hayatlarında, sporu itici güç olarak ele almakta ve değerlendirmektedir. Her millet kendi dil, nüfus ve etki coğrafyasındaki toplulukları bir araya getirerek spor organizasyonları düzenlemekte ve oluşan sinerjiyi, geleceğe yönelik artı değerler ve avantajlar bütünü olarak kullanmaktadır.

Sporun tarihini, kitabını yazan ve sporu hayat tarzı haline getiren Türklerin de artık yerkürede kendi dilleri ve kendi kültürlerinin etkili olduğu büyük bir coğrafyayı esas alarak; hem tarihi spor dallarında ve hem de modern spor branşlarında ayrı ayrı büyük çaplı ve geleneksel hale gelecek bir kararlılıkta, dev etkinlikler düzenlemeleri, kaçınılmaz hâle gelmiştir.

Tüm bu duygu, düşünce ve gelişmeler doğrultusunda yıllar önce göreve başladığım Türk spor teşkilatında, bu sahada bir ilki gerçekleştirerek, alanında Türkiye’de ilk ve tek olan “Türk Dünyası Güreş Turnuvası ve Kültür Şöleni” projesini sunduğumda, bunun teşkilat tarafından kabul görmesi, beni ziyadesiyle memnun etmiş ve geleceğe yönelik ümitlerimi ateşlemişti. 2005’in Mayıs ayında İstanbul’da başlattığımız Türk Dünyası Güreş Turnuvası ve Kültür Şöleni, her yıl misyonunun ağırlığını taşıyan ve etrafına mesajlar saçan bir meşale gibi yanmaya devam etmektedir. Artık Erzurum’da, Sivas’ta, Denizli’de, Van Ulupamir’de, Salihli Altayköy’de, Bursa’da, İstanbul’da, ve tüm kültür coğrafyamızda Türklerin milli sporları at koşturur hâle geliyor.

Document Read Online get link Rewrite My Paper - In this site is not the same as a answer calendar you buy in a record buildup or download Büyük Türk Coğrafyasında, ortak sporlar alanında geleceğe yakılan ilk ışık; 

Türk Dünyası Güreş Turnuvası ve Kültür Şöleni

Her Türk sporcu doğar… Geniş Türk coğrafyasında Balkanlar’dan Sibirya’ya, bütün çocuklarımızın sporda ne kadar kabiliyetli olduklarını biliyoruz. İçlerinden Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonları çıkıyor. Türk cumhuriyetleri ve toplulukları kültürel, sosyal, iktisadi ve siyasi alanlarda işbirliği için gayret sarfediyor. Burada spor konusu, yakın geçmişe kadar unutulan veya ihmale uğrayan, ancak taşıdığı önem itibariyle büyük ehemmiyet arzeden bir alan olarak karşımızda duruyor. Spor; yapısı ve kapsamı itibariyle fertleri ve kitleleri direkt etkileyen ve kaynaştıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu münasebetle, böylesine önemli bir sahada ciddi bir başlangıç yapmamız gerektiğine inanarak; yıllar önce Türk Dünyası Güreş Turnuvası ve Kültür Şöleni fikrini oluşturduk ve akabinde hayata geçirdik. Türk Dünyası Güreş Turnuvası ve Kültür Şöleni her yıl İstanbul’da yapılıyor.

Büyük Türklük okyanusuna akan ırmaklardan, nehirlerden birinin adı da spor... Hedefimiz, Türk Dünyasında gönülleri sporla birleştiren branşların sadece güreşle kalmaması; sayılarının her geçen yıl çoğalması ve en sonunda “Türk Sporları Şöleni”ne kadar ulaşılması...

İş birliği, gönül birliği

Büyük bir coğrafya üzerinde yaşayan Türk toplulukları; aradan asırlar geçmesine rağmen, birçok ortak özelliği bünyesinde barındırmakta ve yaşatmaktadır. Ortak özelliklerin vitrine çıkarıldığı böyle bir organizasyon, uzun vadede çeşitli faydaları da beraberinde sunuyor. Güreşi dünyaya tanıtan ve yayan Türkler; günümüzde ata sporunu ve kültürünü ön plana çıkaran bir organizasyonla, toplumlar arası kaynaşmayı daha kolay ve kalıcı bir hale getiriyor.

Ortak değerlerimiz

Sporun yanısıra, aynı  kaynaktan beslenen Dede Korkut, Ahmet Yesevi, Sarı Saltuk, Köroğlu gibi ortak kültür değerlerimizin de Türk Dünyası Güreş Turnuvası ve Kültür Şöleni’nde işlenmesi; Türk cumhuriyetleri arasında yakınlaşmayı ve bütünleşmeyi artıracak önemli kilometre taşlarından biri oluyor. Bu vesileyle, Türk Dünyası Güreş Turnuvası ve Kültür Şöleni adı altında düzenlenen sportif ve kültürel organizasyonla; Türk Cumhuriyetleri ve toplulukları arasındaki büyük potansiyel harekete geçirilmiş oluyor, bunun çok yönlü olumlu yansımalarının gelecekte zamanda görülmesi ümit ediliyor. Katılımcı ülkelerin gerek güreş takımları gerekse folklor ekipleri ve kültürel motifleriyle birlikte, kardeşlik havasını en iyi şekilde yaşamaları  ve yaşatmaları, son derece memnuniyet verici bir tablo halinde ortaya çıkıyor.

Kardeşlerin buluşması

Türk Dünyası Güreş  Turnuvası ve Kültür Şöleni, Türk Cumhuriyetleri ve toplulukları arasındaki kardeşlik ruhunu büyük bir güç birliği haline dönüştürmede; anlaşma, yardımlaşma, paylaşma, dayanışma ve kaynaşma duygularını geliştirmede fevkalâde önemli bir görev îfa ediyor. Azerbaycan’dan, Kazakistan’dan, Kırgızistan’dan, Özbekistan’dan, Türkmenistan’dan, Kafkaslar’dan, Balkanlar’dan ve büyük Türk coğrafyasının çeşitli bölgelerinden Türk çocukları turnuva boyunca biraraya geliyor, konuşuyor, kardeşliklerini pekiştiriyor. Türk Dünyası Güreş Turnuvası ve Kültür Şöleni’ne; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan’ın yanısıra; Tataristan, Gagauz Yeri, Saha Yakut Özerk Cumhuriyeti, Dağıstan, Tuva Özerk Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Bulgaristan, Macaristan, Makedonya, Romanya, Bosna Hersek, Irak (Kerkük), İran, Çuvaşistan, Altay Özerk Cumhuriyeti, Başkurdistan Özerk Cumhuriyeti ve Hakas Özerk Cumhuriyeti gibi ülkeler de davet ediliyor.

Unutulmayacak…

Bu büyük coğrafyanın ve Türk yiğitlerinin içinden yarının şampiyon yıldızları çıkacak. Onları tüm dünya tanıyacak. Ama onlar hiçbir zaman, İstanbul’da, Türk Dünyası Güreş Turnuvası ve Kültür Şöleni’nde geçirdikleri kardeşlik günlerini ve yaşadıkları sonsuz sevgiyi unutmayacak ve nesilden nesile aktaracak…

 

 

Sporun önlenemez gerçeği: Türkiye Avrupa’da kazandı, Türk Dünyası coştu…

 

Sporun tesir gücünün dalga dalga yayılarak sınırları aşması ve kardeşleri kaynaştırmasını geçmişteki bazı şampiyonalarda gördük. Dünya Kupası 2002 ve Avrupa Şampiyonası 2008… Hangi dev organizasyon böyle bir birliği tetikleyebilir, içimizdeki devi uyandırabilir ve sanki bir noktadan düğmeye basılmış gibi; büyük Türk coğrafyasındaki milyonlarca Türk’ü, aynı anda Ayyıldızlı bayraklarla sokaklara döküp; şehirleri, ülkeleri, gönülleri ateşleyebilirdi?..

Bunu, bir spor organizasyonundaki Türk zaferi gerçekleştirdi. Böylece sporun sihri, sporun etkisi, sporun inanılmaz iletişimi ve tesiri, bir kere daha görüldü. Sporun, büyük Türk coğrafyasında kardeşliği, dostluğu ve dayanışmayı geliştirmesi yolunda ne kadar önemli ve değerli bir unsur olduğu bir kere daha anlaşıldı.

Türk coğrafyasında yapılan bütün sosyal, kültürel ve iktisadi organizasyonları ve çalışmaları elbette saygı ile karşılıyor, önemini idrak ediyor ve devamını diliyoruz. Ama hangisi, spor gibi, bir anda milyonları ve kıtaları içine alan bir ateşi yakarak, gönülleri tutuşturuyor, milyonlarca insanın aynı anda kardeşlik duygularını zirveye çıkararak, kucaklaşmalarını sağlıyor?...

İşte bu noktada sporun önemini kavramalı, değerini idrak etmeli ve ona göre hazırlık yapıp, sistemli bir şekilde çalışmalıyız. Sadece futbolda değil; güreşte, atletizmde, mücadele sporlarında ve diğer tüm branşlarda Türk dünyasında gönül fırtınaları estirecek ve birliğimizi pekiştirecek Türk kahramanlarını yetiştirmeli ve tüm dünyanın hayranlığını kazanacak bir şekilde cihana sunmalıyız.

Sporda Türk Birliği; planlı, programlı, bilinçli, sistemli ve birbiri ile bağlantılı organize faaliyetlerle ve bir daha asla bozulmayacak bir yapıda ve sağlamlıkta kurulmalıdır.

Bütün ülkelerdeki ve kıtalardaki Türkler, Türkiye Milli Futbol Takımı’nın galibiyetleriyle tarif edilemez sevinçler yaşıyorsa, bunun üzerinde durmak ve düşünmek gerekir… Doğu Türkistan Türkleri sabah saat 05.00’e kadar Euro 2008’deki Türkiye maçlarını seyretti ve Türkiye’ye destek verdi. Çin saatiyle sabaha karşı başlayan Türkiye maçları için sabahlayan Uygur Türkleri, Türk Milli Futbol Takımı’nın zaferlerinin ardından bayram etti. Doğu Türkistanlı gençler Urumçi’de özel olarak Ayyıldızlı Türk formaları diktirerek giydi.

Almanya’da yaşayan gurbetçilerimiz sokaklara dökülerek ellerinde ayyıldızlı bayraklarla günler ve geceler boyu geç saatlere kadar eğlendi. “Türkiye, Türkiye” diye tezahüratta bulunan gurbetçilerin coşkusuna Almanlar da eşlik etti.

Türkiye'nin tarihi zaferi, Özbekistan'da da büyük yankı buldu. Özbek basınında yer alan haber ve yorumlarda "Aferin kardaşlar", "Türkiye'ye çeyrek finalde başarılar", "Türkiye'nin bu zaferini tebrik ediyoruz" ve "Onların cesaret ve iradelerine tebrikler" gibi başlıklar ve ifadeler kullanıldı.

Türkiye'nin Avrupa Şampiyonası'ndaki yükselişi Azerbaycan Türklerini gece yarısı Bakü caddelerine döktü. Maçtan sonra sokaklarda sevinç gösterisi yapan Azerbaycan Türkleri Türk Milli Takımı lehine coştu. Kalabalık, Bakü caddelerinde "En büyük Türkiye" sloganları atarak sevinç gösterisinde bulundu. Burada eğitim gören bir grup Türk üniversite öğrencisi ise "Azerbaycan, Azerbaycan" sloganları ile Azerbaycan Türklerine teşekkür etti. Binlerce kişi yaya olarak ve arabaları ile Azerbaycan ve Türkiye bayrakları eşliğinde coştu.

EURO 2008'de büyük bir zafere imza atan Türk Milli Futbol Takımı'nın galibiyetleri, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Irak'ın Erbil kentinde de kutlandı. Karşılaşmaları geç saatlere kadar izleyen Erbilli Türkmenler zaferi lokum dağıtarak kutladı. Erbil’de zafer lokumu dağıtan Türkmenler, böylece Türk dünyasının bir parçası olduklarını bir kere daha gösterdi.

Türkiye’nin, galibiyetlerinin ardından Makedonya'nın başkenti Üsküp, bayram yerine döndü. Bayraklarını alarak sokaklara dökülen Üsküplü Türk futbolseverler, zafer sevincini uzun süre eğlenerek kutladı. Yol boyunca yüzlerce araç, Türk bayrakları eşliğinde korna çalarak bu mutlu tabloya eşlik etti. Makedonya, Kosova ve tüm Balkanlar’daki Türkler ayağa kalktı.

 

Uzakdoğu’dan Yakın Asya’ya Türk rüzgârı

 

2002’de Uzakdoğu’da yapılan ve Türkiye’nin üçüncü olduğu Dünya Futbol Şampiyonasında da böyle bir atmosfer yaşanmış, bütün Türk-İslam Dünyası Ayyıldızlı Türkiye’nin zaferi için dua etmişti... İnanıyoruz ki gün gelecek Türkler sporda dünyanın zirvesine çıkacaktır.

Türk Milli Takımı Uzak Doğuda gönülleri fethetti, tüm dünyayı etkiledi

Japonya’da Ayyıldızlı aslanlarımız sadece oynadıkları futbolla değil, davranışları ile de tüm dünyaya örnek oldu…Türk Milli Takımı, Japonya’yı yendi, ama Japon seyircisinin karşısında eğildi… Kore’yi yendi ama, maçtan sonra teselli etti. Bu davranışlar,tüm dünyanın takdirini kazandı…

Türkiye’nin zaferi Türk-İslam dünyasını ayağa kaldırdı. Kosova’dan Doğu Türkistan’a… Kırım’dan Somali’ye… bütün Türk-İslam Dünyası, Türkiye için dua etti, elde edilen başarıyla sokaklara döküldü… Dünya basını Türkiye’nin hakkını teslim etti:

Danimarka: “Bugüne kadar yaşanmayanları Türkiye yaşattı. Dünya bu örnek davranışı takdirle izledi.”

İsviçre: “Onlardan öğreneceğimiz çok şey var. Stadların yeni devleri…”

İtalyan Basını: “Türkiye Büyükler kulübüne üye oldu”

Yunanistan: “Güneşin doğduğu ülkeye Türkler Osmanlı adaletini getirdi.”

Rus basınından itiraf: “Japonlar her açıdan Türklerin gerisinde kaldı. Türklerin dünya futbolunda ulaştıkları yeri, Ruslar ancak hayallerinde görebilir…”

Makedonya: Türk olup bu onuru yaşamak istiyorum. Sayende yüzümüz ak, başımız dik sevgili Türkiye. Senin başarın, dünyanın her yanında yaşayan Türklerin başarısıdır…

Azerbaycan: “Bu, hepimizin galibiyetidir…”

Bulgaristan: “Türkiye’ye şapka çıkaralım…”

Alman Basını: “Yaşasın Türkiye. Biz de sizinle seviniyoruz. Güneşin doğduğu ülkede artık Türk bayrağı dalgalanıyor. Helal olsun Türkiye. Biz size hayranız… Türkiye sınırını arıyor…”

 

Hayalden gerçeğe adım adım:Türk Dünyası Spor Şöleni

 

Dünyada, Türk Cumhuriyetlerini tam anlamıyla bir araya getirecek spor organizasyonu henüz maalesef yok. Türk Dünyası Spor Şöleni fikri, düşünceden harekete geçirilmeyi bekliyor, bizi bekliyor… Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Balkanlar’dan Doğu Türkistan’a uzanan coğrafyada Türkçe konuşulduğu görüldü, ama bu coğrafyayı sporun çekici kanatları altında bir araya getirecek hiçbir etkinlik hayata geçirilemedi. Oysa dünyada spor, toplumları birbirine yakınlaştırmak için kullanılan en etkili araçlardan biri.

Geride kaldık, zaman kaybettik… Türk coğrafyasını spor şemsiyesi altında bütünleştirecek çapta bir etkinlik hayata geçirilmeli. İngilizler 1911’den beri Commenwealth (İngiliz Milletler Topluluğu) adını verdikleri İngiliz dilini konuşan ülkelerin katıldığı spor oyunları düzenliyor. 1932 yılından beri dünya Yahudileri her 4 yılda bir İsrail’de bir araya geliyor. 1999 yılından beri dünya Ermenileri Erivan’da Pan-Ermeni Oyunları adı altında çeşitli branşlarda birbirleriyle yarışıyor.

 

Dünya Yahudileri İsrail’de buluşuyor

 

Maccabi Dünya Oyunları 4 yılda bir İsrail'de yapılıyor. Oyunların amacı dünya Yahudilerini bir araya getirmek. İlki 1932 yılında düzenlenen oyunlara 18 ülkeden 390 Yahudi sporcu katıldı. 2005 yılının Haziran ayında 17.’si gerçekleştirilen Maccabi Dünya Oyunlarına ise Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 40 ülkeden toplam 6668 Yahudi sporcu katıldı. Bu sporculardan 2184'ü İsrail'liydi. Son oyunlara 13 şirket sponsorluk yaptı.

 

Dünya Ermenileri Erivan’da toplanıyor

 

1999 yılından beri dünya Ermenileri Erivan’da Pan-armanian Oyunları adı altında çeşitli branşlarda birbirleriyle yarışıyor. Dünya Ermenilerini bir araya getiren Pan-Armanian Oyunları'nın ilki 1999 yılında Ermenistan'ın başkenti Erivan'da düzenlendi. İlk oyunlar 7 branşta gerçekleştirildi. İkincisi 2001 yılında yapılan oyunların üçüncüsü ise 2005 yılında yine başkentte düzenlendi.

 

Commonwealth Oyunları dünyayı kapsıyor

 

İngilizler 1911’den beri Commenwealth (İngiliz Milletler Topluluğu) adını verdikleri İngiliz dilini konuşan ülkelerin katıldığı spor oyunları düzenliyor. En son Avustralya’nın Melbourne şehrinde yapılan oyunlara 71 ülke katıldı. Oyunlara Trinidad Tobago'dan Pakistan'a, Tanzanya'dan Folkland Adaları'na, Kıbrıs’tan Fiji'ye kadar tam 71 ülke katıldı. Oyunlar boyunca 16 branşta rekabet yaşandı. Bu oyunlar günümüzde; sponsorlarıyla, katılan sporcuların üst düzeyde olmasıyla, izleyici sayısıyla, medyada gündemin ilk sırasında yer almasıyla olimpiyatlardan sonraki en büyük spor organizasyonu olarak dikkat çekiyor.

 

İslam Oyunları’nı ilk biz düzenledik

 

Türkiye, en sonuncusu S.Arabistan'da yapılan İslam Oyunları'nı aslında ilk düzenleyen ülke. 12 Eylül 1980'in hemen ardından 29 Eylül'de 1. İslam Oyunları İzmir'de yapıldı. İslam Oyunları 2009'da İran’da düzenlendi ve 2013'te ise Suriye'de yapılacak. 15 branşta düzenlenen Arabistan'daki son oyunlara 53 ülkeden yaklaşık 6 bin sporcu katıldı.

 

Bütün dünya yapıyor

 

Commonwealth Oyunları’nın 19.’su, 2010 yılında Hindistan’da. Delhi’deki turnuvaya 8 bin 500 sporcu katılıyor.

Pan Amerikan oyunlarının 15.’si Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrinde düzenleniyor

Maccabi Oyunları’nın 18.’si yine İsrail’in çeşitli şehirlerinde hayata geçiriliyor.

İlki 1980 yılında düzenlenen İslam Oyunları, 1951 yılında yapılmaya başlanan Akdeniz Oyunları, yine 1951 yılından beri her 4 yılda bir düzenlenen Pan-Amerikan Oyunları hem bölge halklarını birbirine yaklaştırıyor, hem de belirli bir kültürün insanlarını bir araya getiriyor…

 

Şimdi sıra bizde

 

Dünya bunu yapıyor ama Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar birbiriyle tarihî, kültürel ve sosyal bağları bu kadar kuvvetli olan Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarını aynı çatı altında bir araya getiren bir spor etkinliği geleneksel hâle getirilmeyi bekliyor.

 

İlk Adım

 

İlkini 2005 yılında İstanbul’da düzenlediğimiz “Türk Dünyası Güreş Turnuvası ve Kültür Şöleni” bu konuda atılan ilk adım oldu. 1. Türk Dünyası Güreş Turnuvası ve Kültür Şöleni, 9 ülkeden 100’ün üzerinde sporcunun, folklor ekiplerinin ve sanatçıların katıldığı bir şölene dönüştü. Dil, din, soy birliği olan ülkeler; spor ortak paydasında ilk kez bir araya geldi. İstanbul’da atılan bu adım, dünyanın dört bir yanındaki Türkleri bir araya getirecek spor oyunları şöleninin ilk kıvılcımı niteliğindedir.

 

Türkiye öncü

 

Türkiye; özellikle son yıllarda Formula 1, Universiad, Şampiyonlar Ligi Finali, MotoGP, İstanbul Cup gibi büyük organizasyonları başarıyla düzenledi ve ayrıca uluslararası sporcularının çokluğuyla da birçok branşta adını dünyaya kabul ettirdi.

1971’de Akdeniz Oyunları’nı, 1980’de İslam Oyunları’nı ve 2007’de Karadeniz Oyunları’nı düzenlediği için organizasyon konusunda tecrübeli olan Türkiye’nin “Türk Sporları Şöleni”ni başlatması çok önemli.

 

Türk Dünyası istiyor

 

Tüm Türk Dünyasında birçok spor dalını içine alacak büyük bir organizasyon fikri nasıl karşılanıyor? Bu tip büyük bir organizasyon başarılı ve istikrarlı olur mu? Beraberinde ne gibi faydaları getirir? Kardeşler buna ne diyor:

Kardeşler, dünden râzı… Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Özbekistan, Türkmenistan başta olmak üzere, büyük Türk coğrafyasındaki bütün Türk toplulukları, gönülden “evet” diyor.

Bu düşüncenin gerçekleşmesi durumunda; soy, dil, kültür ve tarih birliği olan Türk topluluklarının sporda da birliğinin sağlanacağını dile getiriyor kardeşlerimiz. Bu organizasyonun sağlam temeller üzerinde kurulmasını can-ı gönülden istiyorlar.

Devamlı olarak düşünülen ama yapılamayan bu spor oyunlarını çok olumlu bulan kardeşlerimiz; Türk Cumhuriyetleri ve toplulukları arasında ortak spor oyunlarının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söylüyor.

Türk Dünyasını oluşturan ülkeler arasında farklı dallarda ortak bir spor organizasyonunun bugüne kadar düzenlenmemiş olmasının bir talihsizlik olduğunu ifade eden kardeşlerimiz, “Bu proje her şeyden önce kardeşliğimizi pekiştirecek, aramızdaki yakınlık bağını güçlendirecek ve bizi birbirimizle daha da kenetleyecektir.

Türk Cumhuriyetleri arasında oluşturulacak böyle bir düşünce ve projenin her zaman destekçisiyiz. Sporda kardeş cumhuriyetlerin ve toplulukların kendine ait küçümsenemeyecek bir potansiyeli var. Bu potansiyel geleneksel olarak düzenlenecek bu tür ortak spor oyunlarıyla, daha da güç kazanacaktır. Böylelikle bu ülkeler spor alanında gerek bölgesel ve gerekse uluslararası düzeyde daha çok ses getirebilecek başarılara imza atma fırsatını yakalayacaktır.

Türk Dünyası Güreş Turnuvası ve Kültür Şöleni gibi bir organizasyon daha fazla spor dalında ve daha kapsamlı gerçekleştirilirse “Dünyanın pek çok yerine yayılmış Türk nüfusunu bir spor organizasyonuyla bir araya getirmek harika bir birliktelik sağlayacaktır” diyor.

İngilizler, Amerikalılar, Araplar, Yahudiler, Ruslar, Ermeniler ve diğer milletler nasıl ki bütün toplumlarını spor vasıtasıyla biraraya getiriyorsa…

300 milyonluk Türk Dünyası da kendi spor oyunlarını kuracak ve ilerlemeye yönelik bir sistem içinde en iyi şekilde uygulayacaktır.

 

Önce altyapı oluşturulmalı

 

Ancak bu tür büyük bir organizasyonun bir anda ve en üst seviyede yapılmasını beklemek tutarlı ve verimli olmaz, sonuç vermez. Öncelikle, bu büyük hedefe yönelik “Yıldızlar” ve “Gençler” yaş gruplarında çeşitli turnuvalar düzenlenmeli ve “Büyük Türk Oyunları”nın altyapısı böylece oluşturulmalıdır.

 

Çeşitli spor dalları

 

Düzenlenecek turnuvalar iki kategoride ele alınabilir: Birincisi modern sporlar, ikincisi geleneksel Türk sporları. Bilindiği gibi modern sporlar futbol, basketbol, voleybol… gibi 60’ı aşkın branştan oluşmaktadır. Bunun yanısıra bizim güreş, okçuluk, cirit, binicilik, gökbörü… gibi geleneksel sporlarımız bulunmaktadır. Tüm bunların içine alacak bir organizasyon, sağlam temeller üzerine oturtulmalı ve geleneksel hâle getirilmelidir.

 

Hedefe adım adım

 

“Türk Sporları Şöleni” hedefine yönelik olarak çeşitli branşlarda yıldızlar ve gençler kategorilerinde düzenlenecek organizasyonlar olgunlaştıkça ve katılan ülke sayısı arttıkça… Elde edilecek tecrübe ve birikim, “Türk Sporları Şöleni” hedefine adım adım ve sağlam bir şekilde yaklaşılmasını sağlayacaktır.

 

Öyle bir organizasyon ki…

 

Türk coğrafyasının her bölgesinden Türk gençleri iştirak edecek… Gelecekte Türk Dünyasının şekillenmesinde önemli rol oynayacağına inandığımız gençlerimiz, Türkiye’deki kardeşleri ve birbirleriyle tanışacak, kaynaşacak, aralarında dostluk köprüleri kurulacak… Türk sporunu, Türk kültürünü tüm ihtişamıyla tanıtacak ve Türk dünyasını bütünüyle kucaklayacak, Türk Dünyasının geleceği için sağlam temeller atacak TÜRK SPORLARI ŞÖLENİ yalnız sporla sınırlı kalmayıp, kültürel, iktisadi ve sosyolojik alanlarda da etkileyici bir güç olacaktır.

Sporla yakınlaşan, müzikle kaynaşan insanlar; kültürde, sanatta, sosyal hayatta ve iktisatta da birlikte hareket edecek. Böylece “Dilde, fikirde, işte birlik” hedefi merhale merhale gerçekleştirilecektir.

Türk Dünyası Gençlik Kurultayları’nda Büyük Türk coğrafyasının çeşitli bölgelerinden gelen 500’ü aşkın delegeye verdiğim konferanslarda, hep bu ana konuyu ve ayrıntılarını işledim. “Türk Sporları Şöleni” hayalini gerçeğe dönüştürmenin idealini yaşattım. Bu ateşi gönüllere düşürmek ve sonra da hayata geçirmek fikri Türk dünyası gençlerinin genel kabulünü gördü.

En büyük hayalimiz Bir gün bütün Türk Dünyasının katılımıyla, mesela İstanbul’da dev bir stadda Türk Sporları Şöleni’nin gerçekleştiğini görmektir…

Haydi kardeşler!

El ele, gönül gönüle…

bykama

Wednesday the 14th. Mustafa Aris
Template by QualityJoomlaTemplates