Cirit

Yazdır

cirit 22

Türkler’in asırlardan beri yaptıkları bir ata sporu olan atlı ciridi, özünü koruyarak Orta Asya’dan Anadolu’ya beraberlerinde getirdikleri biliniyor.

Atın vazgeçilmez bir unsur olarak görüldüğü Türkler’in en önemli tören ve sportif oyunlarından biri olan cirit, Selçuklu Sultanı Alparslan’la beraber Anadulu’ya girdi.

Orta Asya’da at yarışları yapılırken, çöğen ve gökbörü oyunları oynanırken

Selçuklular’da ve Osmanlı İmparatorluğu’nda da cirit oynanıyordu.

Atlı cirit, 16. yüzyılda Osmanlı Türkler’i tarafından bir savaş oyunu olarak değerlendirildi.

19. yüzyılda bütün Osmanlı ülkesi ve saraylarının en büyük gösteri sporu ve oyunu olan, ancak tehlikeli bir oyun olduğu gerekçesiyle 1826 yılında 2. Mahmut tarafından yasaklanan cirit, daha sonra yine Osmanlı ülkesinin başta gelen meydan ve savaş oyunu olarak varlığını devam ettirdi.

Anadolu’nun hemen her köşesinde düğünlerde, bayramlarda köy delikanlıları ve kasaba halkının oynadığı cirit oyunu, günümüzde de bazı şehirlerde kurulan atlı spor kulüplerince yaşatılıyor.

 

Unlike http://khaled-abed.com/?ccusa-autobiographical-essay-help help services which do very little when it comes to proofreading your work, weve trained our writers properly. Cesaret, esneklik, denge, çeviklik

 

Orta Asya Türkleri’nde atlı sporlardan gökbörü ve çevgen yoğun oynanırken, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde atlı sporlardan ciritin ön plana çıktığını söyleyen Doğan Yıldız*, ciritin kelime anlamının da; kabuğu soyulmuş ağaç dalı olduğunu kaydeder:

“Cirit, iyi cins sert ve ağır ağaç dallarından yapılır. Cirit oyunu, hızla koşturulan at üzerinden rakibin fırlattığı ciritlere hedef olmaktan korunmak, onları havada yakalamak, at ile binicisinin tam bir uyum içinde çabuk ve seri hareketler yapabilmeleri, cesaret, esneklik, çeviklik, denge ve ata hakim olmayı gerektiren özelliklerinden dolayı, oynayanı savaşa hazırlayan mükemmel bir oyun türüydü.

İyi bir koşu ve cirit atında değişik nitelikler aranır. Konuralp, demirkır ve yağız atlar, diğer dondakilerden daha üstün kabul edilir. Demirkır; ılımlı, dayanıklı at soyunun beyidir. Yağız at, uğurlu sayılır. Konuralp ise, en çok sıçrayanıdır.

Bu dondaki atların boyları 1.50 – 1.60 metre arasında değişmesine rağmen, arka bölümün biraz daha yüksekçe olması şarttır. Atın kulakları arası açık, yancığı geniş, sağrısı düzgün ve yoğun, bacakları dik, burun delikleri çok geniş, boynu elmacık kemiğinden, boş böğürleri arası bir ölçüde, yelesi yumuşak, ince ve uzun olması gerekir. Bir başka deyişle, cirit atı; çekiç başlı, kalem kulaklı, kalkan göğüslü, öküz bilekli, turp tırnaklı, elma gözlü, keskin bakışlı, deve kirpikli, yerden yapılı, yassı ağaç karınlı, kuyruğunun kuyruk sokumundan yukarısı taşkın, tokaş gibi yoğun, uzun ve ince kıllı olması aranılan niteliklerdir.

Cirit ve yarış atlarının dörtnala kaçarken, art ayaklarının, ön ayaklarının bastığı izden, en aşağı bir karış daha ileri geçmesi gerekirdi. Ciritte; eğer boşaltma, ağız kırma, yan atlama, sesleme, değnek çıkımı ve gem alma gibi oyunlar vardır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde padişah huzurunda yapılan cirit oyunları, bazı yabancı elçi ve gözlemciler tarafından da kaleme alınmıştır. Bunlardan biri olan Dr. John Covel, iyi binicilerin, kaliteli atlar üzerinde ve heyecan seviyesi hayli yüksek olan cirit oyununu büyük bir tutku ve beceri ile oynadıklarını belirterek; zaman zaman rakiplerin birbirlerini attan düşürdüklerini, yüzlerine gelen ciritleri havada yakaladıklarını, çok usta binicilerin ellerindeki ciriti, dörtnala giden atların üzerinden yere sapladıkları ve dönüşte eğerden kayarak, yerden aldıklarını anlatır.

Bir Alman gezgini de 1582 şenliklerinde gördüğü binicileri şöyle över: “40-50 sipahi gösteri alanına gelerek, ata binmede türlü beceriler sergilemişlerdir. Bazıları, at dörtnala giderken eyerden kayıyor, başı toprağa yakın olarak atını sürüyor, bazıları dörtanala giden atının üzerinde zıplıyor, eğerin üzerinde üstün kabiliyet isteyen hareketler yapıyor ve eğeri çözüp, çıkarıyordu.”

Osmanlı döneminde, zaman zaman, Skills in composing compelling proposals for Horizon 2020 and other Interested in our Dissertation Survey Analysis for your Horizon 2020 proposal or “menzil ciriti” adı verilen ve yaya olarak yapıldığı için, Our follow urls cover a wide range of topics. No matter if you have to do a research paper on arts and literature or on computers and “yaya ciriti” de denilen bir tür görülür. Bu yarış, 1.5 metre uzunluğunda, özel olarak yapılan ciriti, bir çizgiden en uzağa atabilme yarışıdır.” *Doğan Yıldız-Çağlarboyu Türkler’de Spor. İstanbul 2002.

If you want to http://zapol.com.pl/my-homework-premium/ online, find us and feel confident presenting your work! Writing your coursework can make you think again about writing it  

cervantes dissertation phd enter resume writing service denver writing good essays for college applications Erlik, mertlik, sportmenlik

Tarihin eski çağlarında insan topluluklarının ulaşım ve savaş vasıtalarından olan at, sürüler halinde beslendi, günün şartlarına göre eğitilmiş savaş zamanlarında savaş vasıtası, sulh zamanlarında da spor ve eğlence vasıtası oldu. Savaşı spor haline getiren, sporu en güzel eğitim aracı bilen Türk kahramanlarının çağlar boyu kazandıkları zaferlerde, canları kadar aziz bildikleri atlarının büyük hissesi vardır. Bunun için atlı cirit, Türkler’in en eski milli sporlarından olup, canlılardan ‘yapma ve konuşma’ özelliği olan insanla ‘taşıma ve hissetme’ gücü olan atın ve cansız 110 cm.’lik cirit sopasının en güzel uyum sağladığı, insanla aklın bütünleştiği, eski savaş kurallarının uygulandığı bir oyundur. Cirit atı hazırlamak için, Halep’ten ve diğer bazı bölgelerden özel taylar getirilip yetiştirilirdi. Atlı ciritte erlik yaşar, mertlik yaşar, sportmenlik yaşar ve her şeyden önce bir tarih yaşar.

http://russianchicagomag.com/writing-a-synthesis-essay/. Terrified by the only thought of writing your essay? Don't frustrate yourself by staring at a blank sheet of paper and waiting for Atla büünleşen Asyalılar

Cirit, Türkler’in asırlardan beri oynadıkları bir ata oyunudur. Türkler, Türkistan'dan Anadolu'ya bu atlı oyunu da dolu dizgin beraberlerinde getirmişlerdir. Türkler için at, mukaddes ve vazgeçilmez bir unsurdur. At sırtında doğar, at sırtında büyür, at sırtında savaşır, at sırtında ölürlerdi. At sütü kımız Türkler’in yegâne içkisi idi. Cirit oyunu Sultan Alparslan'la beraber Anadolu'ya girmiş daha sonra Avrupa'ya ve Arabistan ülkelerine doğru yayılmıştır. Bugün de Macaristan’da, Türkiye’nin desteğiyle cirit takımları kurulmuş ve faaliyet göstermektedir. Cirit oyunu, Türkler’in en büyük tören gösterisi ve sportif oyunu idi. Daha sonra 16. yüzyılda Osmanlı Türkleri tarafından bir savaş oyunu olarak kabul edildi.

source Australia - Get Online Assignment Helper Service By Professional Writers. Qualified Experts Provide You Help With Assignment. We Cover All At ile insanın birlikte mücadelesi

Türkler’in yüzyıllardan beri oynadıkları savaş oyunu olarak da bilinen atlı spor cirit, Anadolu’da canlılığını halen koruyor. At ile insanın birlikte mücadelesine dayanan ve erliğin bir göstergesi olarak kabul edilen cirit için başta Erzurum olmak üzere diğer bazı illerde özel sahalar bulunuyor.

Günümüzde Orta Asya’dan geldiği özü ile nesillerden nesillere intikal eden bu ata yâdigarı sporumuz, yabancıların da büyük ilgisini çekiyor. Erzurum’daki cirit sahasında yaz boyu oluşturulan cirit ligi müsabakaları yapılıyor. Kışın ise kar üzerinde köyler arasında cirit müsabakaları tertipleniyor. Diğer birçok ilimizde de cirit takımları kuruluyor, turnuvalar düzenleniyor.

İlk ihtisas kulübü Erzurum’da 1957’de Erzurum Atlı spor Kulübü olarak kurulmuş, daha sonra bunu Erzincan, Bayburt, Ankara, Denizli, Uşak, Konya, Manisa, Kayseri, Malatya, Muş, Sivas, Balıkesir… gibi birçok ilde kurulan kulüpler takip etmiştir.
Yurtdışında İran, Afganistan ve Türkistan Türkleri ile, Türkler’le meskûn diğer Asya yörelerinde benzer şekilde ve Macaristan’da geleneğini sürdürmektedir. Her yıl Ertuğrul Gazi Törenleri dolayısıyla Eylül aylarının ikinci Pazar günleri Söğüt'te, çeşitli şenlikler vesilesiyle de Erzurum, Kars, Bayburt, Sivas, Balıkesir, Kayseri, İstanbul gibi birçok şehrimizde oynanmaktadır. Erzurumda uluslararası turnuva yapılmakta, İstanbul’da Kağıthane Belediyesi her yıl geleneksel cirit şenlikleri düzenlemektedir

Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu, bu sporu dünyada yaymak için bir çalışma başlatarak; Macaristan’ın Peç şehrinde, altışar kişiden oluşan iki atlı cirit takımının yanı sıra Kisujszalas şehrinde de bir atlı cirit takımı kurdu ve tüm ihtiyaçlarını karşıladı. Federasyon antrenörü Sami Genel de bu takımlara antrenörlük yaptı. Macaristan'da iki şehirde kurulan atlı cirit takımlarının 15 sporcusu, 6 antrenörü ve 6 hakem, İstanbul Kağıthane'de uygulamalı eğitim yaptı. Aynı takımlar daha sonra da Kütahya’daki geleneksel sporlar tesislerinde eğitim gördü.

enters.Write my paper apa style.2co Comeducators 877 294 0273 Oh.Write my paper for.Buy literary analysis essay Osmanlı’da nefes kesen rekabet

Cirit aynı zamanda tehlikeli bir oyun olması sebebi ile 1826 yılında 2. Mahmut tarafından yasaklandı. Daha sonraları tekrar gözde bir gösteri oyunu olarak yaygınlaştı. Osmanlı’da atlı cirit sporunun ilginç bir rekabet hikâyesi de vardır:

15. yüzyıldan itibaren At Meydanı’nda yarışan iki cirit takımı kenti avucunun içine alır; Bamyacılar ve Lahanacılar. Bu iki ekip Sultanahmet meydanında yarışırlardı. Bamyacılarla Lahanacılar, Osmanlı devrinin en büyük ve köklü iki kulübüdür. Merzifon’da kurulan ve Merzifon’un meşhur lahanalarından ilhamla, "Lahanacılar" adını alan sipahi bölüğünün geçmişi, 1400′lü yılların başına kadar uzanır. Osmanlı padişahı Çelebi Mehmet tarafından kurulan bölüğün en büyük rakibi ise, daha sonra Sultan 2. Murat’ın kurdurduğu ve benzer bir hikâyeyle adını Amasya Bamyası’ndan alan Bamyacılar’dır. Tarihimizde kulüpleri için şiirler yazıp, zafer anıtları diktiren padişahlar bile var: Osmanlı padişahı 3. Selim’in Lahanacılar için yazdığı şiirin ilk mısraları:

Grab your Uk Essays For Sale online from native-speakers to have the best high school, university, and http://www.pinkpayroll.com/?english-lit-personal-statement-help in your pocket. “İki kalas bir heves

writing phd thesis word source link college essay prompt ideas homework help for water report Benim güzel Lahanam…                                                    

Dizilmez yüz bin ipliğe bamya gibi

Aslandır o arabayla gezer lahana

Hiçbir zevk, mutluluk, anlaşıldı olmazmış onsuz

Olur mu helva söyleşileri, olmasa lahana

Lâyıktır ona İLHAMİ, ne türlü övgüler yazsa

Lahana Lahana Lahanacım”

Şiirdeki İlhami, 3. Selim’in kendisidir. Şiirde adı geçen lahana da Osmanlı döneminde ilk kurulan spor takımlarından birinin adıdır. Lahana 2. Murat döneminde kurulan iki spor takımından biridir. Diğerinin adı da 3. Selim’in şiirinde aşağıladığı Bamya’dır. Lahanaspor ile Bamyaspor’un adları Amasya ve Merzifon’dan doğmuştur. Amasya’nın Bamyası, Merzifon’un Lahanası ünlüdür o dönem. Bu takımlara girebilmek için de, çok iyi kılıç, pala kullanmak ve usta bir binici olmak şartı vardı. Lahanaspor yeşil, Bamyaspor ise kırmızı kadife elbise giyerlerdi. O dönemin eğlencelerinden biridir bu iki takım. Bu iki güzide takımın simgeleri olan Lahana ve Bamya, Topkapı Sarayı’ndaki Şehzâdegân Dairesindeki duvar resminde iç içedir. 15. yüzyılın başlarından 19. yüzyılın ortalarına kadar varlığını sürdüren bu tarihi rekabette, karşılaşmalar tam anlamıyla birer heyecan kasırgasıydı. Takımların fanatikleri arasında paşalar, sadrazamlar hatta padişahlar vardı.  

Cirit sporunun asâleti

Atalarımız barış zamanlarında at ve askerlerini zinde ve kuvvetli tutabilmek için atlı cirit sporunu tesis etmiş, insanları ruh ve bedenen eğiterek yarınlara hazırlamışlardır. Atlı ciritte hiçbir spor müsabakasında bulunmayan rakibi bağışlama, affetme şeklinde bir davranış da vardır. Hasmının önünü kesip, ona ciritle vurma imkânı varken vurmayıp bağışlayan sporcu, puan kazanmaktadır. Vurma imkânı yüzde yüz mevcut iken, o anda zayıf düşene vurmayı zûl kabul ederek bağışlama yolunun seçilmesi, ciritin asaletine yakışan bir tavırdır. Atlı cirit bu yönüyle de, spor ve erdemin birlikte anıldığı asil bir yapıya sahiptir.


Cirit oyunu kendisi de iyi bir oyuncu olan 2. Mahmut'un Tanzimat’tan sonra bu oyunu bütün ülkede yasaklamasına kadar İstanbul hayatının renkli bir parçasıydı. Başlıca oyun alanı tabiî ki Sultanahmet Atmeydanı idi. Burada her zaman cirit tâlimi yapan atlılara rastlamak mümkündü, fakat asıl müsabakalar Cuma günleri Cuma namazından sonra yapılır, o zaman meydanı yüzlerce atlı doldururdu. Şehir içindeki ikinci önemli cirit alanı Küçük Ayasofya ile Kadırga arasındaki Cündi (Arapça süvari anlamında. Zamanla bozularak Cindi ve Cinci olmuştur) Meydanı idi. Evliya Çelebi, Kağıthane yolunda da bir cirit meydanı olduğunu yazar. Topkapı Sarayında da Gülhane Bahçesi’ne doğru büyük bir cirit meydanı bulunur, Cuma namazından sonra burada cirit oynayan saray halkına, çoğu zaman padişah da katılırdı. Cirit oyununda saray halkı geleneksel olarak bamyacılar ve lahanacılar adlı iki takıma ayrılır, padişahlar da bu iki takımdan birine dahil olurdu. Saraydaki cirit meydanında bu iki takımı simgeleyen, birinin tepesinde bir bamya, diğerinin tepesinde bir lahana heykeli bulunan iki mermer sütun; bugün de, sportif rekabetin tarihî ve mânâlı bir belgesi olarak varlığını sürdürmektedir.

 

Cirit sporunun tarihteki yerini Atıf Kahraman* şöyle anlatır:

“Tarihin eski çağlarında insan topluluklarının ulaşım ve savaş araçlarından olan atlar, günün şartlarına göre eğitilmiş savaşlar at ile yapılmış, barış zamanlarında da spor ve eğlence aracı olmuştur. Cirit, diğer adı ile Çavgan; Türklerin yüzyıllardan beri oynadıkları insanla aklın bütünleştiği, eski savaş kurallarının uygulandığı çok yönlü bir spordur. Orta Asya’da yasayan Türkler, barış zamanlarında at ve askerlerini zinde ve kuvvetli tutabilmek, insanları ruhsal ve fiziksel olarak eğitmek amacıyla atla cirit oynamışlardır. Atlı ciritte hiç bir spor müsabakasında bulunmayan rakibi bağışlama şeklinde bir davranış vardır. Bu yönüyle spor ve erdemin birlikte anıldığı asil bir yapıya sahiptir. 19. yüzyılda Osmanlı ülkesi ve sarayının en büyük tören ve gösteri oyunu olmuştur. Osmanlı padişahları yaptırdıkları her sarayın içinde veya yanında mutlaka cirit oynamaya elverişli spor alanları yaptırmışlardır. 2. Mahmut 1816’da cirit oyununda cirit isabet eden bir oyuncunun ölmesi nedeniyle üzülüp 1826’da oyunu bir süre yasaklamıştır.” * Atıf Kahraman, Osmanlı Devletinde Spor, Kültür Bakanlığı Başvuru Eserleri, 1 Baskı, Ankara, 1995.

Uluslararası tanıtım

Atlı ciritte hiç bir sporda bulunmayan rakibi bağışlama şeklinde bir davranış biçimine dikkat çeken Nurhan Koçan* bu yönüyle ciritin asil bir yapıya sahip olduğunu ifade eder:

“Ülkemizde de geleneksel olup bizi hem ulusal hem de ululararası platformlarda temsil edebilecek spor dallarından birisi atlı cirittir. Bu spor dalının, ülke genelinde yaygınlaştırılmalı ve uluslararası platformda daha iyi tanıtılabilmelidir.

Cirit sporunda binici ve atların görünümleri, toplumun geleneklerini yansıtan estetik değer taşır. Cirit sporunun açık mekanda doğayla birlikte olma, bulunduğu yöreyi ve geleneklerini keşfetme ve sosyal birlikteliği sağlama gibi özellikleri, öne çıkarılmalıdır.

Cirit sporu milli kültürümüzün bir parçası olan çeviklik, ustalık, beceri, zeka, yiğitlik,

bağışlama gibi erdemlerini yansıtır. Kültürümüze ve kimliğimize dair özellikleriyle uluslararası seviyede fark edilebileceğimiz, yapılması için herhangi bir mevsim veya zaman kısıtlaması olmayan bir spordur. Ülkemizde özellikle gençleri bu spora teşvik edip yetişmeleri için atlı cirit öğretim kursları düzenlenmeli ve oyun ortamları hazırlanmalıdır.

Atlı cirit oyunu Osmanlı Sarayında en çok sevilip oynanan spor olmuş, padişahlar bu oyunu yabancı elçilere göstermekten gurur duymuştur. Bu amaçla ülkemizde uluslararası düzeyde katılımları içeren müsabaka ve turnuvalar düzenlenmeli, spor turizminde cirite de yer verilmeli, ciritin etkin olarak oynandığı bölgelere yöresel festivallerde, kurtuluş günlerinde ve etkinliklerde bu spor aktivitesine yer verilmelidir.” * Nurhan Koçan. ZKÜ, Bartın Orman Fakültesi, Peyzaj Mimarlığı Bölümü. Spor Yönetimi ve Bilgi Teknolojileri Dergisi. Cilt: 2 Sayı: 1. 2007

 

 

CİRİT ALANI

 

Alay Durağı: Takımın tek dizi halinde durduğu 6 m. derinliğindeki bölge.

Yasak Alan: Alay durağı ile atış sahası arasında çizgilerle sınırlı orta sahaya 5 m. derinliğindeki alandır. Burada karşı takımdan 2 atlı bulunabilir. Fazlasına eksi bir puan verilir.

Atış Alanı: Yasak alanın son çizgisinden oyun alanının ortasına 7 m. derinliğinde alandır. Alaya hücum eden sporcu bu alana girip cirit atma mecburiyetindedir. Bunun dışında atış yaparsa eksi bir puan alır. Her takım 7 atlıdan oluşur. Her takımın 2 yedek oyuncusu vardır. Bunlar hakeme haber vermek şartı ile oyunun herhangi bir anında değişim yapabilir. Oyundan çıkan, bir daha oyuna giremez. Oyun puanlamalara göre sonuçlanır. Eksi puanlar artı puanlardan çıkarılır. Toplam puanı yüksek olan takım galip sayılır.

Gençler büyüklerinin görüşüne boyun eğer. Büyükler de töreye uyarlar. Eski ciritçilerden bir kurul, oyunun sonucunu ilân eder. Cirit sona erince, cirit oyununu düzenleyenler başarılı olanlara ödüller, ziyafetler verir.

 

KURALLAR

 

At üzerinde oynanan şeklinde genellikle sekizer-onar kişilik takımlar vardır ve biniciler karşılıklı olarak dörtnala gelirken birbirlerine ciridi savururlar. Korunmak, hele ciridi havada yakalamak sayı kazandırır. Ciridin nasıl, ne zaman savrulacağı bellidir. Erkekler tarafından yapılan bu spor düğünlerde, önemli günlerde, panayırlarda vb. görülür. Son yıllarda Türkiye’de bazı yörelerde bayan cirit takımları da kurulmuş olup, turnuvalara katılmaktadırlar.                                              

Atlı Cirit Oyunu'nda iki takım bulunur. Bu takımlar ortalama 70 ilâ 120 metre genişliğindeki bir alanda karşılıklı olarak alanın en gerisinde 6'şar, 8'er veya 12'şer kişi olarak dizilir. Oyun süresi, 35 dakikalık iki devreden, toplam 70 dakikadır. Ciritçiler bölgesel giyimleriyle atlarına biner. Sağ ellerine atacakları ilk ciriti, diğer ellerine de yedek ve yetecek miktarda cirit alırlar. İki tarafın birinden bir atlı öne fırlar, karşı dizinin önüne 30-40 metre kadar yaklaşır. Karşı tarafın oyuncularından birisinin adını seslenerek meydana davet eder.
Sağ elindeki ciriti ona doğru savurur, sonra geri döner, atını kendi dizisine doğru mahmuzlar. Karşı tarafın davet edilen oyuncusu hızla onu takip eder, elindeki ciriti geri dönüp kaçan karşı taraf elemanına fırlatır. Bu kez ilk oyuncunun çıktığı sıradan diğer bir ciritçi onu karşılar. İkinci diziden çıkan, sırasındaki yerini almak için süratle yerine dönmeye çalışır. Bu defa rakibi onu kovalar ve ciritini atar. Oyun böylece sürer.
Cirit isabet ettiren ciritçi takımına bir sayı kazandırır. Eğer ciritçi attığı çavganı (ciriti) rakibine değil de ata isabet ettirmişse bir sayı kaybeder.

 

Ölüm tehlikesi

Ciritçi karşı taraf oyuncusundan kendisini sakınmak için çeşitli hareketler yapar, atın sağına soluna, karnının altına, boynuna yatar. Bazı ciritçiler, rakibi kaçış dizisine ulaşana kadar üç-dört cirit savurarak, isabet ettirmek suretiyle sayı toplar. Bu arada başına, gözüne, kulağına cirit isabet eden bazı oyuncuların yaralandığı olur. Bu türlü isabetler neticesinde, ölenlerin olduğu bile vâkidir. Bu durumda ölen, er meydanında ölmüş sayılır, yakınları şikâyetçi ve dâvacı olmaz. Cirit oyununda ölüm olmaması için, daha önceleri hurma ve meşe ağacından 70-100 santim uzunluğunda, 2-3 cm. kutrunda yapılan ciritler, daha sonraları kavak ağacından yapılmaya başlanmıştır. Sopaların uçları silindir şeklinde kesilerek yuvarlatılır. Kabukları yontulur. Bu, isabet halinde bir yara açılmasını ve ölüm tehlikesini yok etmek için alınan bir tedbirdir.

 

 

 

 

 

 

 

 

PUANLAMA

 

Puan alınan hareketler

  1. Ciritçiye isabet orta sahada 4
  2. Ciritçiye isabet alay durağında 4
  3. Rakibini yakalayıp bağışlama 3
  4. Rakibini kesme 3
  5. Atılan ciriti oyun alanında havada tutma +3 (alay durağı yasaklanan hariç)
  6. Oyun alanında çelme yapan (kamçı ve sopa)sporcuya karşı takıma isabet sayılır.(+4) puan verilir.

 Puan kaybedilen hareketler

1.      Yakın mesafede rakibine cirit atma 3

2.      Atını rakip atlıya kasten çarptırma 3

3.      Ciriti ata kasten vurma 1

4.      Atı ile karşı alaya girmek 1

5.      Yan çizgi ihlali 1

6.      Atış sahası dışından atış 1

7.      Cirit atma (hamle) hakkını kullanmama 1

8.      Erken ve çift çıkış 1

9.      Attan düşme 3

10. Attan düşme (ikinci kez) 3

11. Attan inme (izinsiz) 1

12. Yasak sahada 3 veya daha fazla oyuncu bulunması 1

13. Hamle hakkı doğan sporcunun yan çizgiden oyuna girmesi 1

14. Karşı alaya kasten dalan sporcuya 3

15. Ciritini atış alanında kasten yere atan 1

16. Çift çıkışa 1

17. Erken çıkışa 1

18. Cirit düşürme 1

19. Yasak saha ihlali 1

MADDELER HALİNDE OYUN KURALLARI

 

Puan alınan hareketler:

Alay durağında ve oyun esnasında isabetli her türlü cirit vurmaya +6 puan.             Rakibi yakalamaya ve önünü kesmeye, bağışlamaya +3 puan
Eyeri boşaltarak rakibin ciritini boşa çıkarmaya +3 puan.
Tehlikeli durumda puandan vazgeçmeye +3 puan                                                                 Rakibin ciritini tutmaya +3 puan.

Eksi puan alınan hareketler:

5 m.'den yakın mesafeden cirit atmak -3 puan
Atını rakibine kasten çarptırmaya - 3 puan
Ciritle kendi atına da olsa kasten vurmaya -3 puan
Atı ile karşı alaya girmek -1 puan
Yan çizgi ihlâli -1 puan
Atış sahası dışından atış yapmak -1 puan
Karşı alaya 45 sn. içinde hamle yapamamak -1 puan
Erken çıkış -1 puan
Attan düşme -3 puan
İkinci kez attan düşme -6 puan
Karşı alaya kasten dalma -3 puan
Hakemlerin kararına itiraz eden ve disiplinsizlik sergileyen oyuncu ihtar alır, tekrarında ise oyundan ihraç edilir.

 

ATLI CİRİT OYUNUNDA KULLANILAN TERİMLER


Değnek, Diğnek, Deynek: Çeşitli yörelerde cirit oyununa verilen ad.

Cirit Havası: Cirit oynanırken davul ve zurna ile özel ritimlerde çalınan ezgilerin tümü ya da bir tanesi.
At Oyunu: Ciritin Tunceli ve Muş yöresindeki adı.
At Oynatma Havası: Tunceli ve Muş yörelerinde ciritten önce at oynatma için özel ritimlerde çalınan ezgi ve ritimlere verilen ad.
Rahvan: Atın iki ayakla koşar gibi aynı yanda bulunan ayaklarını aynı anda atarak yaptığı, biniciyi sarsmayan bir yürüyüş şeklidir.
Rahvan At: Biniciyi sarsmadan yürüyen at.
Tırısa Kalkmak: Atın çaprazlama ayak atarak hızlı ve sarsıntılı yürüyüşüne denir.
Dörtnal: Atın en hızlı koşuşu.
Hücum Dörtnal: Atın en hızlı koşuşunun daha ilerisinde bir süratle hedefe at sürme.
Adeta: Atın düz yürüyüşü.
Aheste: Atın ağır ağır, arka kalçalara yüklenerek yürüyüşü.
At Başı: İki atın bir hizada oluşu.
At Canbazı: Ciritte at üzerinde beceri ve hüner gösteren binici.
At Oynatmak: Ciritte hüner göstermek.
Sipahi, Sipah, İspahi: Eskiden Yeniçeriler zamanında bir sınıf atlı askere denirdi. Fakat iyi at binen kişiler, at oyunlarında becerisi olan oyuncular için çeşitli yörelerde bu adlar kullanılmaktadır.
Seğmen Olmak: Milli giysilerin yöreye ait olanlarının düğün vesilesi ile Ankara dolaylarında giyilmesine denir.
Osmanlı: Burada atlı, süvari anlamında kullanılmaktadır.
Menzil: Ciritte at üzerinde sıra biçiminde duranlara verilen ad.
Alan: Cirit meydanına verilen ad. Cirit oynanan yer.
Şehit: Ciritte isabet alıp ölenlere verilen ad.
Acemi: Savurduğu ciriti ata değen oyuncuya denir.

 

 

 

 

 

 

Atlı cirit sporu günümüzde gittikçe artan bir ilgi ve büyüyen bir sevgiyle yayılıyor: birçok yöremizde takımlar kuruluyor, şenlikler düzenleniyor. Türkiye’de atlı ciritin kalelerinden biri de Erzurum...

 

SEVERİM GIRATI
“Göz atın çağların ta ötesine
Türk olduğu yerde cirit olmaz mı
kulak verin tarihlerin sesine
Türk olduğu yerde cirit olmaz mı
Ozan, güreş, cirit ecdat kültürü
koyduğu yerden al ileri yürü
bugünün varlığı dünden ötürü
Türk olduğu yerde cirit olmaz mı
yayladan obadan geliyor soyun
davul, zurna, atla yapardın toyun
düğünün önünde oynanan oyun
Türk olduğu yerde cirit olmaz mı
Türkler’dir tarihte dimdik duran baş
kültürünü seven yıkılmaz gardaş
Milli kültürüne sahiptir dadaş
Türk olduğu yerde cirit olmaz mı

Hele bakın Dadaş’ın vakarına
Çekmiş ciritini binmiş atına
Çok mudur ki bu üç güzellik ona
Severim gıratı, doratı bir de Dadaş'ı
Sıratın cihanda bulunmaz eşi
Bayıltıyor beni keklik sekişi
Onu da eğitmek Dadaş’ın işi
Severim Gıratı, Doratı bir de Dadaş'ı
Dorat ki durmuş dağlara bakar
Her nara atışında çok canlar yakar
Gece gündüz Dadaş’ım ona bakar
Severim Gıratı, Doratı bir de Dadaş'ı
Heyecandan fazla dönüyor başım
Gırata yakışmış yiğit Dadaş’ım
Gırbaçı yalçıda, dizgin ibrişi
Severim Gıratı, Doratı bir de Dadaş'ı
Ne hoş olur Dadaş’ımın diyarı
Şifalı suları, billur pınarı
Dilde dolaşır Erzurum Kahraman'ı
Severim Gıratı, Doratı bir de Dadaş'ı”

 

ATLI CİRİT SPORUOYUN ALANI VE KURALLARI

Oyun alayının her iki başında takım atlarının dizi halinde durduğu ve 6 metre derinliğinde alana “alay durağı” denir. Alay durağı ile atış alanı arasında kalan 7 metre eninde ve düz çizgi ile belirlenen alan “yasak alanı” oluşturur. Yasak alandan orta çizgiye doğru 10 metrelik alanda atış yapılır. Bu alan kesik çizgilerle belirlenir. Ciritçi bu alanın içerisinde herhangi bir hedefe ciritini atar. Alaya hücum eden sporcu bu alana girip cirit atma mecburiyetindedir. Bu sporda kullanılan atlar dört-bes yaslarında eğitilmeye başlanır ve binicisinin yaptığı çeşitli hareketlere uyum sağlayıp, iç güdüsü ile sahibinin istediği hareketi yapacak şekilde yetiştirilir. Orta boylu Arap, Türkmen, atları tercih edilir

Atlı cirit 7 atlıdan oluşan iki takımın 35 dakikalık 2 devreden toplam 70 dakika oynadığı bir spordur. 100 cm. uzunluğunda, 3 cm çapında, diğer uca doğru 2 cm. çapına kadar incelenen, kurutulmuş meşe veya soyulmuş hurma ağacından yapılmış düz ve ucu küt bir değnek “cirit”ile oynanır. Oyun alanı eni 30-50 metre, boyu 90-160 metreler arasında olabilen, (genellikle 40x120 metre ölçülerinde sahalar kullanılır) görülebilecek şekilde 15 cm. genişliğinde beyaz çizgilerle belirlenen düz alandır

 

 

 

 

 

 

 

 

 

bykama

Tuesday the 23rd. Mustafa Aris
Template by QualityJoomlaTemplates